11 Şubat 2013 Pazartesi

Oyun Seni Çağırıyor!


Yaşam gelecekte olan bir şey değil! İşten sonra, şu problemi hallettikten sonra, çocuklar büyüdükten, önümüzdeki hafta yapılacak toplantıyı atlattıktan sonra, daha iyi bir işe geçtikten sonra gelecek olan zamanda değil yaşam. Soluk aldığın her anda, şimdi ve burada yaşıyorsun. İster beğen, ister şikayet et, ister daha iyisini hayal et, ister “böyle gelmiş böyle gider” de fark etmez. Her şeyde olduğu gibi hayatını şimdiki haliyle kabul etmek de senin seçimin, ona direnmek de.

Hayatında mutsuz olduğun, sevmediğin, istemediğin ne varsa önce onlarla savaşmayı bırakmalısın. Onlara “hayır” dedikçe güçlendirdiğini bilseydin yine de der miydin? Tam olarak bir “evet”e geçmesen de, sessiz bir kabullenişe de geçemez misin? Başına gelenleri iyi-kötü, olumlu-olumsuz, mutlu-mutsuz diye ayırt etmeden olduğu gibi kabul etmeyi denesen bir kez de? Denemesi bedava değil mi, bir kere de bunu dene bakalım ne sonuçlar alacaksın hayatında. Beğenmezsen yine bildiğini yaparsın ne olacak ki!

Stres dolu işin, sevmediğin insanlar, sorunlar, başına gelenler, ne yaşıyorsan geldiği şekliyle kabul etsen mesela? Bu demek değil ki her şeye tamam de, sana verilenle yetin. Tam aksine geleni geldiği şekliyle kabul edip gör kendindeki eksikleri. Kenara itme ben bunu istemiyorum diye. O sana ne kadarını doğru istemişsin ne kadarı eksik gelmiş onu gör diye gönderildi. Olmasını istediklerini dile getir ve yeniden iste, sonra da bekle yenilenmiş halinin gelmesini. Ama öyle oturma yerinde, yaşamaya devam et dolu dolu. Her gün gülecek bir şeyler bul, etrafına bak iyice, fark et olan biteni. Yeni bir iş istiyorsan önce mevcut işini kabul et olduğu haliyle. Hatta iş ortamını güzelleştir. İçten bir merhaba de çalışma arkadaşlarına, hatırını sor gerçekten merak ederek. Bu sonsuz evrende sen kendi dünyanda yaşarken yanı başındaki insanlar da kendi dünyalarında yaşayıp gidiyorlar. Merak et neler olup bitiyor o dünyada. Öyle paparazzi gibi değil, onun gözünden bakmaya çalış onun hayatına. Belki senden duyacağı bir güzel söz, bir olumlu bakış açısı değiştirecek yaşamını nerden biliyorsun? Güne güzel başlamayı sağlayacak bir şarkı, bir söz, bir şiir epostala. Çikolata hediye et çok tanımadığın bir iş arkadaşına. İçindeki çocuk mutlu olmayı unuttuysa bazen bir çikolata yeter hatırlatmaya. Ve aslında bizler içimizdeki çocuk ağladığında ağlıyor, mutlu olduğunda mutlu oluyor, güldüğünde gülüyoruz. Öyleyse bir çocuğun saflığıyla bak yaşamına. Her an yeniden başla yaşamaya. İçinde bulunduğun şartlar ne olursa olsun. Biliyorum önceleri zor olacak, pes etmek için türlü sebeplerin olacak hepsi de birbirinden geçerli! Ama işte değişim kendini zorladığın anda gelecek. Hiç yapmadığın şeyleri yaptığında, hiç olmadığın biri gibi olduğunda değişeceksin. Etrafında ne kadar çok şikayet ettiğin şey varsa hepsi sende aslında. Tam da bu yüzden önce kendinden başla değiştirmeye. Sen değiştikçe etrafın değişecek. Sen değiştikçe dünyan değişecek. Küçük adımlarla başla ve bir gün boyunca hep güzellikleri görmek için bak etrafına, tüm şikayetlerini koy bir kenara. Yine kafanda olacaklar belki ama diline taşımayarak başla işe mesela. Eğer bozarsan diyetini, tekrar başla ertesi gün, yine bozarsan tekrar. Ta ki bir tam gün başarana kadar. Ve diğer günlere taşı bu bakış açını.

Yaşam bir şeyler bittikten, değiştikten sonra yaşanacak bir şey değil. Her an yaşıyorsun ister fark et, ister fark etme. Yaşadığın her anı bir oyuna dönüştürüp içindeki çocuğun oynamasını sağlayabilirsin. Bunu en ciddi olman gereken anda bile yapabilirsin istersen. İş hayatı mutsuz çocuklarla dolu değil mi zaten? Sen kendi farkını yarat ve bırak merak etsinler. Ve sen bir kez bunu başardığında sana sırrını soracaklar, nasıl bu kadar rahat olabildiğini, mutlu olabildiğini soracaklar. Hatta hayretle diyecekler ki “senin sevmediğin, kötü olduğun biri var mı?” Sen de “Elbette var,” diyeceksin, “herkesi sevmek de, herkesle iyi olmak da ne mümkün. Ama onları da sevmediğim halleriyle kabul ediyorum, iyi ki varlar ve yaşamı tamamlıyorlar.” Çünkü artık sen olanı olduğu haliyle, değiştirmeye çalışmadan, direnmeden kabul etme özgürlüğüne sahipsin. Bir çocuk kadar yargısız ve bir çocuk kadar oyun peşindesin artık. İşte şimdi gerçekten yaşıyorsun!
Bir kez bunun tadını aldın mı vazgeçemeyeceksin.
Nerden mi biliyorum?
Sadece biliyorum ;)

ÖZge

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder